Erdoğan Köyü - Mayıs Yedisi Şenlikleri
Mayıs Yedisi Şenlikleri

Her yıl 20 Mayıs günü halk, özellikle köyden gelenler sabah erkenden yiyeceklerini alarak su kenarlarında toplanırlar. Burası bir panayır yerine dönüşür. "Mayıs 7"si insanlar için bir toplanma, buluşma günüdür. Her yıl, yılda bir kez de olsa geleneklerini yaşatmak, kültürlerini icra etmek için bir fırsattır. Oraya gelen insanlar için Mayıs 7’si dileklerinin kabul olup, belalardan ve kötülüklerden kurtulma günüdür. Bu günde insanlar o yıl için, iyi dilekler, umutlar ve güzellikler için gönüllerini açıp dilekte bulunurlar. Özellikle hastalar, dertliler, çocuğu olmayanlar, dilekleri olanlar (ev, araba v.b.) bir araya gelir."

Mayıs Şenlikleri

NEDEN MAYIS YEDİSİ DENİYOR?

Mayıs 7'si adı halk takviminden gelir. Bir çok kaynakta Rumi takvimden geldiği söyleniyor, bu da doğrudur çünkü rumi takvim ile halk takvimi çakışır. Her ikisi de bugün kullandığımız miladi takvimden 13 gün geridedir. Yine yılbaşları mart ayıdır. Aralarındaki fark aylara verilen adlardır.
Rumi takvim Tanzimat'tan (3 kasım 1839), 26 Aralık 1925'e kadar kullanıldı ve bu tarihten itibaren miladi takvime geçildi.
Rumi takvimdeki aylar: Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Teşrin-i evvel, Teşrin-i sani, Kanun-i evvel, Kanun-i sani, Şubat adlarını alır.
Halk takvimleri ise ay adlarını genellikle günlük yaşam ve üretimden alır. Kültür bakanlığı Giresun'da kullanılan halk takvimini diğer yöredekilerden ayırmaktadır.
Giresun halk takviminde aylar:
Mart, Abrul, Mayıs, Kiraz, Orak, Ağustos (Harman), Üzüm, Gazel (avara), Koç (koç katımı), Karakış, Zemheri, Gücük (Küçük) adını alır.
Buna göre yerel takvimdeki Mayıs 7'si, Miladi 20 Mayısla aynı gündür ve "Mayıs Yedisi" adı buradan gelir.

MAYIS YEDİSİNDE YAPILAN TÖRENLER

Mayıs yedisi hazırlıklar günler önceden başlar. Yiyecekler hazırlanır, en güzel giysiler giyilir. Çocuklar çok önceden harçlıklarını biriktirir. Köyleri bir heyecan sarar. Sabah erkenden yola çıkılarak su kenarlarında toplanılır. Mayıs 7'si törenleri 3 ana bölümden oluşur.

1. SACAYAKTAN GEÇME

Soyun sürdürülmesi kültürüne dayanan bu gelenekte çocuğu olmayanlar dilekte bulunarak 3 kez sacayaktan (sacayaklar içinden insan geçecek kadar büyüktür) geçerler. Sacayak ana rahminin simgesidir. Yaşam doğumdur, doğum kadınla gerçekleşir ve kadın üremenin sembolüdür.
Toprakta kadın gibidir, doğurgandır, üretkendir. Toprak baharda canlanır. Bu nedenle de kadının doğurganlığı ile toprağın üretkenliği aynı şeylerdir. Çocuğu olmayanlar ana rahminin, soyun sürdürülmesinin simgesi durumunda olan sacayaktan geçerek dilekte bulunurlar.

2. DERE TAŞLAMA

Dilek tutularak 7 çift, 1 tek taş suya (genellikle dereye) atılır. 7 kutsal bir rakamdır. (Eski Türk destanlarında bazı sayıların özel bir yeri ve önemi vardır. Bu sayılar: 1, 3, 7, 9 ve 40'tır.) Tek taş ise dileğin yerini bulması için atılan sonuncu taştır.
İnsanlar doğanın canlanmasıyla; suyun belayı, kötülükleri alıp götüreceği inancıyla veya dileklerinin olacağı düşüncesiyle dereyi taşlarlar. Bu taşlama uğur amacıyla yapılır.

3. YEDİ DALGADAN ATLAMA

İnsanlar kayıklara, motorlara binerek denize açılırlar. Denizde bir noktadan başlanıp daire çizilerek yine aynı noktaya gelinir. Bu tören Giresun'da Giresun Adası etrafında dönerek gerçekleşir. Ada turu Hamza Taşı önünde başlar ve yine burada son bulur. Ordu'da başlangıç ve bitiş noktası delikli taştır. Diğer yörelerde ise önceden de belirttiğimiz gibi bir noktadan başlanıp denizde daire çizilir.
Bu törenin amacı kazanın, belanın, kötülüklerin denize atılmasıdır. Denizde "kazam, belam denize" denilerek dilekte bulunulur.

TARİHÇESİ

Mayıs Yedisinin tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur. Konuyla ilgili bir çok efsane anlatılmaktadır. Bölgede Mayıs 7'sinin 4000 yıldır kutlandığı söylenmektedir.
Mayıs 7'si Vakfıkebir'den Termeye kadar uzanan sahil şeridinde kutlanır. Kökeni Orta Asya'ya dayanır. Anadolu'nun fethi sırasında yöreye yerleşen Çepni Türkleri tarafından günümüze taşınmıştır. Çepniler 1300'lü yılların başlarında bölgeye geldiler. Hacı Emiroğulları beyliğini kurdular. 1403'te Süleyman Bey zamanında beyliğin sınırları Vakfıkebir'den Terme'ye, güneyde ise Kürtün-Niksar hattına kadar uzanıyordu. Hacı Emiroğulları beyliğinin sahildeki sınırları ile Mayıs 7'si kutlanan yerler çakışmaktadır.
Mayıs 7'si kutlamaları ilkbahar sonunda yaylalara çıkma zamanının geldiğini bildiren bir gelenektir. Yaylaya gidecek olanlar bu günde sahile iner, büyükbaş hayvanlarını denizde yıkar. Bahara veda eğlencelerini yapar, dileklerde bulunur ve yaylalara çıkarlar. (Bu gelenek Beşikdüzü, Şalpazarı, Eynesil v.b. yöresinde yaygındır.)

Diğer iki efsaneyi de aktaralım:

"Dört bin yıllık geçmişin kültür mirası olarak gelen törenlerin temelinde, Hitit Tanrıçası Kybele ile Anadolu mitoloji tanrılarına Priados adına düzenlenen bahar, bereket ve döllenme törenleri yatar. Bu törenler ve eğlenceler aracılığı ile Hitit kültürünün zamanla Roma'ya geçtiği ve orada Bachüs şenliklerine esin kaynağı olduğu söylenir."
"Düzenlenen törenlerin Amazonlarla da ilgili olduğu öne sürülmektedir. Efsaneye göre Amazonlar üs olarak kullandıkları Giresun Adasından anaerkilliğin savaşçı şeklini gerçekleştirerek kendi toplumlarında erkeğe yalnızca nesillerini sürdürmek için yer verirlerdi. Çiftleşmek için yılda bir kez erkeklerle bir araya gelirler, doğan çocuklar erkek olursa öldürülür yada babalarına gönderilirlerdi. Mayıs 7'si Amazonların Giresun Adasını terk edip yöre erkekleri ile bir araya geldikleri gündür. Kocalarının kendilerini aldatmalarına dayanamayan yöre kadınları Amazonları lanetler, denizi taşlar, Giresun Adasından gelen kötülükleri kovmaya çalışırlardı."

ULUSLARARASI GİRESUN AKSU FESTİVALİ

Giresun'da Mayıs 7'si törenleri Aksu deresinin denize döküldüğü alanda yapılmaktadır. "Mayıs Yedisi" adıyla sürdürülen törenler, 1977 yılında alınan bir kararla "Aksu Şenlikleri" olarak değiştirildi. 1984 yılında "Giresun Aksu Kültür ve Sanat Festivali" adıyla şenlikler ulusal bir anlam kazandı. 1992 yılından itibaren daha geniş kitlelerle sosyal ve kültürel ilişkilerin sağlanması ve sürdürülmesi amacıyla "Uluslararası Karadeniz Giresun Aksu Festivali" adıyla düzenlenmeye başlandı.
Festival bu yıl 20-23 Mayıs 2008 tarihleri arasında kutlandı. Festivale Almanya, Polonya, Romanya, KKTC ve Giresunlu halk oyunları ekipleri katıldı. Etkinliklere Giresun Kale'sinde devam edildi. Ayrıca liman sahasında Deniz Seki, Coşkun Sabah ve Ferhat Göçer konser verdiler.
Giresun'dan başka Beşikdüzü'nde de festival yapılıyor. 18-19-20 Mayıs tarihleri arasında yapılan festival: Beşikdüzü Kültür, Sanat ve Deniz Festivali adını taşıyor.

MAYIS HELVASI

Mayıs 7 sinde özel bir olayda mayıs helvasıdır.Sadece mayıs yedisine yakın günlerde yapılır.Yılın diğer aylarında bulmak mümkün değildir.
Mayıs helvası çöven kökünden yapılır.Çöven kökü parçalanarak şeker ve su ile uzun süre kaynatılır.Sonuçta kar gibi beyaz mayıs helvası ortaya çıkar.

BİR HAYAL KIRIKLIĞI

20 mayıs 2000 de Beşikdüzü'nde mayıs yedisi şenliklerinde çok kötü bir kaza yaşandı. Hiç bir tedbir alınmadan tıka basa doldurulan 2 tekne alabora oldu ve 38 insanımız hayatını kaybetti. Bu acı kazadan sonra mayıs yedisi şenliklerinin 3. bölümü olan deniz turu yasaklandı.
Son yıllarda Giresun Aksu'da gerekli önlemler alınarak ada turu yapılıyor. Teknelere fazla yolcu alınmıyor, her yolcuya bir can yeleği veriliyor.S ahil güvenlik ve diğer güvenlik örgütleri hazır olarak bekliyor.
Bulancak'ta ise yıllardır 20 Mayıs'ta iskeleye bant çekilip halkın girişi engelleniyor. Doğal olarak herkes Giresun'a gidiyor. Dileriz ki önümüzdeki yıllarda doğru örnek olan Giresun-Aksu'daki gibi önlemler alınır ve insanların mayıs yedisi kutlaması sağlanır.

SON SÖZ

Toplumların kültürel yapıları incelenmek istendiğinde öncelikle inançlara bakmak gerekir. Bu yapılan törenler ve inançsal faaliyetler insanların ihtiyaçları doğrultusunda doğmuştur. Yapılan törenlerin hepsi kültürümüzün ve inançlarımızın bir parçasıdır ve somut bir şekilde hâlâ yaşamaktadır. Bu, kültürel mirasın bir parçası olan Mayıs Yedisi o yöredeki insanların özel bir günüdür. O gün içerisinde yapılan her şeyin ayrı bir manevi anlamı vardır.
Türk kültürünün birer parçası olan bütün bu gelenekler, bizim insanımızı ifade eder, geçmişimizi yansıtır. Bu nedenle de artık tören, şölen ve festival gibi adlarla da güncel tutulmaya çalışılan kültürel mirasımıza sahip çıkmamız ve yaşatmamız gerekir. Ya köylü hurafesi diyerek bir kenara bırakacağız ya da sahip çıkacağız.

 
  Erdoğan Köyü Derneği
Muratpaşa Mah. Cumhuriyet Cad. 1. Sok. No:10 Bayrampaşa, İstanbul
Tel: 0212 581 33 43
Önerileriniz ve istekleriniz için
bilgi@erdogankoyu.org